Reklam

DEREDEN TEPEDEN…

Geçtiğimiz hafta katıldığım bir etkinlikte çeşitli yaş gruplarında dostlarda bir kaç saat bir arada olduk. Dereden tepeden sohbet ettik...

521 0

Nafi Güral

Nafi Güral

Geçtiğimiz hafta katıldığım bir etkinlikte çeşitli yaş gruplarında dostlarda bir kaç saat bir arada olduk. Dereden tepeden sohbet ettik. 
Sohbetimiz, aile kavramı ve ailenin öneminin günlük yaşantımızdaki etkilerinin dışına çıkmadı. Orada anlattıklarımı paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Kütahya’da toplu aile iftarı alışkanlığının gelişemediğini görürsünüz. Bu iftarın Aile iftarı olarak düzenlemesinin amacı, ailenin önemi konusunda farkındalıklar yaratmaya çalışmaktan ibarettir. Her hangi bir beklentimiz yoktur. Oda meslek komiteleri olarak  Bu aile birlikteliğinin gelenek haline gelmesini ve Başkan'ların bu geleceği sürdürmelerini temenni ederim.
İnsan doğası gereği yalnız yaşayamaz. Yuva kurmak, mutlu olmak, üremek, saygın olmak ister.  Bunun yolu ise doğru birisi ile evlenmektir.
Gençler evlilik kararı alacakları zaman birbirlerine  olan sevgileri ve geçim kaynakları dışındaki faktörleri önemsemediklerini  işitiyorum. Elbette ince eleyip sık dokuyacaklar, benimseyecekleri tüm faktörlerin ortak amacı sadece ve sadece mutlu yuva Olmalıdır, evlilikler asla bor hesaba dayanmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki evlilik, ömür boyu mutlu sürmesi,  
nesil yetiştirilmesi  ve de yetiştirilen nesil'in mutlu olmasının sağlanması esasına dayalıdır
Gençler yuvalarını kurarken, aileleri de birbirleriyle akraba oluyorlar. Akrabalık ilişkileri ne kadar güçlü olursa gençler o kadar mutlu oluyor
Evlilik ilerledikçe, doğal olarak  sorunlar da oluşmaya başlıyor. Sorunları birlikte çözme kararlılığı olan gençler, süreci kolay yönetiyorlar
Hayat yolu engellerle dolu. Çevrenize bakın, hiç bir aile aynı  mutlulukta ve mutsuzlukta yaşamaz. İnişleri, çıkışları,  sorunları olabilir,
Sorunları olağan değil de olağanüstü gören ve sorunun kaynağını karşı taraf(lar)da arayan gençler ise kendilerini mutsuzluğa  mahkum ediyorlar. Yapılması gereken, aile ferdinin birbirilerine anlayışla yaklaşarak çözüm üretmektir,
Evlilik müessesinin kurulduğu nikah salonlarında nikah memurunun "iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta" diye başlayan sözlerinin anlamını bilmek gerekiyor 
Bu nedenle eşlerin ve ailelerinin,  (iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta) birbirlerine destek olmaları ile sorunlar minimuma iner
Sorunlar çözülemez ise aileler dağılır. Dağılan ailelerde en büyük  zararı ise,  yaşanan sorunlarda hiç kabahati olmayan çocuklar görür 
Çocuklar çiftlerin özgür iradeleri ile dünyaya geldiğine göre, onların sorumlulukların taşımak, gereğini yapmak ananın babanın borcudur
Yapılması gerekenler çok basit. Eşler birbirlerine sevgili, saygılı, anlayışlı, hoş görülü, paylaşımcı,  gerektiğinde fedakar olmaları yeter. bunları yapabilenler evliliklerinin altın yılını (50.yıl) kutladıkları gibi, birbirlerini ilk yılardakinden daha fazla sevip, evlatlarına örnek oluyorlar
Aile hayatının mükemmelliğinin muhtemel sorunların aşılmasında en büyük etken olacağı unutulmamalı, aile birliğine önem verilmelidir 
Türk aile yapısının "Ata erkil" olarak tarif edilmesi yaygın bir kanaattir, ancak gerçekte Türk toplumu "Ana Erkil"dir. (Dişi kuş yuvayı yapar) öz deyişi bunun en temel kanıtıdır. Ana'nın evlatlarına, yuvasına, kendisine sevgi ve saygı gösteren eşine bağlılığına, fedakarlığına eş değer bir duygu gösteremezsiniz. Ana aynı Zaman'da çocukların yetişmesinde kendisini birinci derecede etkili ve sorumlu gördüğü için üzerlerinde titrer, eğitimlerine önem verir.
Çocuklarımıza verilecek eğitimleri sadece okur yazarlık olarak algılamamak gerekir. 
Asıl eğitim aile içinde verilir. 
Aile içindeki eğitimin baş öğretmeni annedir.
Anneler ne kadar eğitimli olursa çocuklar o kadar iyi yetişir.
Aile içindeki eğitimlere konu başlıkları olarak ele alırsak, 
- Sağlıklı olmak
- Aile birliği ve yaşam biçimi örnek alınacak seviyelerde olmak
- Çok çalışmak
- Toplum kurallarının öğretilmesi
- Sosyal çevrelerinin önemi
- moralli olmak,  moral aşılamayı becermenin önemi
- İnanç sahibi olmanın önemi
- Bilgiye dayalı etkili hitabet önemi
- Dinlemeyi bilmenin önemi
- İtibarlı olmak
- Hesap yapma mantığı sahibi olmak
- Zaman sana uymaz, sen zamana uyacaksın kuralı
- Tevazuuyu elden bırakmamanın önemi
- Empati yapmanın önemi
- Başarıyı istemenin ve peşinden koşmanın önemi 
gibi satır başlarını sıralayabiliriz. 
Başarılı olmak isteyenlerin başarıyı istemeleri olmazsa olmaz mecburiyettir, çünkü Başarı, başarıyı isteyenler tarafından elde edilir, 
Başarıyı isteyin, zorluklara karşı gelin, imkânsızı başarmayı imkânsız görmeyin, zoru başarmak kolaydır, imkansızı başarmak azim ister.
- Hayal kurun
- Makul ve mantıklı hayallerinize ulaşabileceğinize önce kendiniz inanın. Kendinize güvenin, 
Hayallerinizi çevrenizdeki doğru insanlarla paylaşın, sizi anlayanlara yakın, hafife alanlardan ve durağan yapıda olanlardan uzak durun
Durağan kişiler sizi de durağanlaştırır. Çünkü kendileri durağan oldukları için, çevrelerindekilerin de kendileri gibi olmalarını isterler.
 Hedefleriniz olmazsa, nereye gideceğiniz belli değildir. Nereye gideceğiniz belli değilse, hangi yoldan gideceğiniz de önemli değildir
 Büyük düşünmeniz lazım. Büyük işler büyük düşünenler tarafından başarılmıştır. Küçük düşünenler, küçük kalmaya mahkumdur.
 Daima büyük düşünün derken, merdivenlerin ağır ağır ve de emin adımlarla çıkılması gerektiği unutulmamalıdır.
Ayağınız yere sağlam basarak  gözünüzü zirvelere dikmek gerektiğini unutmayın. Başarı yolculuğunuz asla cahil cesareti olmamalıdır
Sizi kötümserliğe yönlendirecek faktörlerden uzak durun. Felaket haberlerini izlemeyin, vurduğu kırdılı dizilerden uzak durun
Kendimize güven,  başaracağımıza inanmak, pozitif düşünce, iyimserlik,  sevgi, saygı, hoşgörü  duygularımız var olduğu sürece mutluluk bizimledir.
Kötümserliğe itibar etmeyin, İyimserliğe destek olun, ailenizin ekonomik, psikolojik, sosyal alanlardaki konumunuzu belirleyin, ayaklarınızı yere sağlam basıp, gözlerinizi zirvelere dikmelisiniz. 
Beynimizden, kendimize güvensizlik, karamsarlık, çaresizlik, korkaklık, umutsuzluk,  yorgunluk, bıkkınlık  duygularını söküp atmalıyız
Negatif düşüncelere itibar etmeyip, pozitif düşünceler üretmeli ve çevremizde rol model olarak kabul edilmeyi hedeflemeliyiz. 
Sevgi, saygı, hoşgörü yardımlaşma vb. konularında cömert, saygısızlık, sevgisizlik,  kıskançlık, böbürlenmek vb. konularında cimri olmalıyız.

SOSYAL GÖREVLERDE BULUNMANIN ÖNEMİ
Türk aile yapısının özünde yardımlaşma, koruma, kollama vb. duyguları hakimdir. Bu nedenledir ki ülkemizde aile bireyleri kenetlenmiştir.
Türk insanının bir başka özelliği de, çevresindekilere kol kanat germesidir. İşte bu özellikleri sosyal sorumluluk olarak tarif edebiliriz
Sosyal görevlerde bulunmak hem kişisel gelişimimiz hem de topluma karşı borcumuzun ödenmesi anlamında çok önemlidir.
Bireysel değil toplu olarak yapılan Sosyal görevler aynı zamanda dost edinmemizi ve çevre ile sağlıklı iletişim kurmamızın zemini hazırlar
Sosyal sorumluluklarımız sadece cebimizden yapılacak harcamalar değildir, kimsesizleri ziyaret etmek, dualarını almak bile sorumluluktur
Yuva sıcaklığından, aile korumasından, sevgisinden yoksun çocukların dünyasına girmek ve onları topluma kazandırmak ne büyük hizmet olur
Toplum kurallarına uymak, başkalarına zarar değil fayda sağlamak, 
Ahlaki, milli, manevi değerleri korumak dahi sosyal sorumluluğumuzdur.
İnsanlar ömürlerini tamamladıklarında, arkalarından ancak topluma verdikleri hizmetleri veya toplum verdikleri zararları ile anılırlar
Hangimiz istemeyiz rol model olmayı, takdir edilmeyi, saygıyla anılmayı, sevilmeyi. Ancak Sosyal sorumluk sahipleri ulaşabilir bu mertebeye
Hayatımızın en önemli ihtiyaçlarımızın içinde kendimize ve dostlarımıza zaman ayırmayı hem sağlığımız hem psikolojimiz açısından önemsemeliyiz. Ancak, dost meclisinde dedikodudan uzak durup güzellikleri, faydaları paylaşmamızın ne kadar doğru olduğunu izah etmeye  gerek yoktur. 
Tecrübelerim gösteriyor ki, bu hayat felsefesini, yaşam tarzını benimseyip gereklerini yerine getirenlerin sosyal statüleri ve ekonomileri gelişiyor ama maalesef geliştikçe kendisini seven çevresinin sevgileri azalmaya, hatta sevgisizliğe dönüşmeye başlıyor. Bu durum kişinin kabahatinden değil, başarılanının çevresinde yarattığı kıskançlıktan kaynaklanıyor. Bu durumla karşılaştığınızda sakın ola ki bu kişilere muhatap olmayın, cevap vermeyin, muhatap alırsanız, değer vermiş, onlara yeni laflar üretme zemini ve küstahlıklarını artırma fırsatı hazırlamış olursunuz. Vereceğiniz en güzel cevap kendinizi daha çok geliştirmek sureti ile onları kıskançlıkları ile baş başa bırakmaktır. Hele hele bu kişiler Kendilerine ait olmayan emanet gücü kullanarak size zarar vermeye çalışıyorlarsa, asıl onların emanet gücü kaybettikleri Zaman ne duruma düştüklerini göreceksiniz, gördüğünüz zaman onlara sakın gülmeyin, başkalarının mutsuzluğuna gülmek asil insanlara yakışmaz, bırakın onlar yaptıkları ile kalsınlar 
 
KUTSO Meslek Komiteleri Üyeleri ile birlikte aile iftarı sonrası konuşma-satır başları
11 Haziran 2017

 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.