Reklam

7 HAZİRAN’DAN 1 KASIM’A

Haziran 2014’de yine böyle bir yazı ile seçim sonuçlarını değerlendirmiştir. Yazımın başlığı “Gezi’den 30 Mart’a” idi.

3016 0

Musa Yılmaz

Musa Yılmaz

     Haziran 2014’de yine böyle bir yazı ile seçim sonuçlarını değerlendirmiştim. Yazımın başlığı “Gezi’den 30 Mart’a” idi. Bu yazıda ki analiz, yorum, tespit ve gelecek öngörümü hatırlamak için gazetenin web sitesinden yazıyı tekrar okudum. Yazının kendime ait olduğunu bilmesem akredite bir düşünce veya strateji kuruluşunun analizi olduğunu düşünecektim. Tam o anda bir özgüven patlamasıyla ya yerel siyasette olan bizlerde pekala bu nitelikte, bu derinlikte bir analiz ve yorum yapabiliyoruz dedim. Daha öncede fırsat bulduğumuz zamanlarda yazdığımız yazılarla ve parti içinde yaptığımız tartışmalarda da bu çizgide olduğumuzu hatırladım. Bunları düşününcede abartılacak bir şey yok canım, önemli olan; olay ve gelişmelere objektif bakabilmek, taassup ve aidiyet duygularından arınarak öngörüde bulunabilmek dedim.
     Çıkış noktam Milli iradeye kastedenler cephesinin mutlaka kaybedeceği ilkesiydi. Yaşanan bazı karamsarlıklar ve tereddüt oluşturan sonuçlar kısa vadede sıkıntılar ve ümitsizlikler oluştursa da kalıcı bir hasar bırakamazlar. Hatta öyle ki, bu sıkıntılardan bile demokrasi ve siyaset güçlenerek çıkar. Önemli olan devleti yönetenler ve özgür basının sis perdesini kaldırması ve milletin gerçeği görmesi yönünde çalışmalar yapmasıdır. Buna karşıt milli ve yerli olmayan basın ve taşeronları, bunların oluşturduğu odaklar her dönemde olmuştur, olacaktır. Sonuçta asıl olan milletin mahşeri vicdanı, sağduyusu ve ferasetidir. Siyasette de önemli olan milletin verdiği uyarı, ikaz ve mesajları iyi ve hızlı okuyabilmektir.
     Her seçim sonuçları itibariyle önemlidir. Her seçim milletin yanılmaz iradesini ifade eder. Onun içindir ki, seçim sonuçlarını değerlendirmek için seçimlerin üzerinden biraz zaman geçmesini beklemek en sağlıklısıdır. Çünkü zaman duygusallıkları ve kısa süreli haz ve üzüntüleri ortadan kaldırır. Ak Parti özelinde değerlendirildiğinde 7 Haziran sonuçlarını Genel Merkez’in ideale yakın bir yaklaşımla masaya yatırdığı bilinmektedir. Balkon konuşmasında Genel Başkan tarafından verilen mesajlar ve uygulanan strateji halk nezdinde kabul görmüştür. Yerel de düşünecek olursak 7 Haziran’da da Kütahya Ak Parti açısından en az kaybedenlerdendi. Verilen mesajların bütün gerçekliliği görüldü ve gereği için zaman geçirilmeden çalışmalara başlandı. İl Yönetimi çok net bir strateji belirledi, birlikteliği en üst seviyede tesis etti. Sonuçlarda mutlaka genel konjonktürün etkisi tartışılmaz ancak Kütahya benzeri illerde teşkilatların aldığı pozisyon ve duruşları da çok etkili olmaktadır. 1 Kasım’da bu çok net görüldü. Hem Genel Merkez hem İl Teşkilatı kurumsallığı, bilimselliği ve birlikteliği en üst seviyede kullanarak tarihi bir başarı elde etti. Bu çizgi, anlayış ve motivasyonla gidilirse elde edilen en net öngörü de gelecek 2 seçimin de çok net kazanılabileceğidir.
     Asıl bundan sonrası zor. Milletvekili sayısı bakımından bakıldığında %100’lük bir temsiliyet, oy bakımından ele alındığında %67,50, ilçe odaklı baktığımızda en düşük ilçede oy oranı %63,5, kırsal anlamında %80’lere ulaşan halk desteği. Tam anlamıyla kazanılmış bir şehir ve zafer. Demek ki, kazanılabiliyor. Ama “zaferin ve kazanımın elde tutulması kazanmaktan daha güç ve nazlıdır.” Onun için aynı doğru stratejileri izleyerek Kütahya’yı ileriye taşımak, birlikteliği korumak ve sorunları aşama aşama çözmek gerekiyor. Bir de Kütahyalıların sürekli kendilerini izlediğini unutmamak. Bundan sonra görev tüm kurumları ve birimleriyle Ak Parti’de. Muhalefete ise düşünmek ve muhasebe için koca bir 4 yıl. 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.