Reklam

DİRİLİŞ YÜRÜYÜŞÜ

3. gün Güne hafif bir yağmurla başladık.

239 0

Fatih ÖNAL

Fatih ÖNAL

3. gün
Güne hafif bir yağmurla başladık. Ekibimizin haline bakılırsa bu durum şikâyetin aksine bir memnuniyetle karşılandı. Yol boyunca yer yer güneş açtı. Kuyulupınar üzerinden Türbin mevkiine ulaştık. Oldukça bakımlı ve güzel bir mesire alanıydı burası. Lojistik sorumlumuz Mustafa Çırak’ın elinden günde üç kere demlenen çayımızı içip, tekrar yola koyulduk. Saraycık köyüyle birlikte artık yerleşim alanlarını da geçmekteydik. Çevremizde hemen herkes durup, el sallayıp selamlarımıza karşılık veriyordu. Bozüyük merkeze yine tek sıra halinde giriş yaptık. Şehir içinde muazzam bir teveccüh vardı. Hayme Ana’dan Ertuğrul Gazi’ye selam geliyordu. Kaldırım kenarlarına dizilen, camlara çıkan insanlar bizleri selamlıyordu. Öyle ya aslında karşıladıkları kendileriydi, karşıladıkları kadim medeniyetimizin bir iziydi. Bu yürüyüşe katılmış olmak o an daha da anlamlı gelmeye başladı… Şehir turunun ardından Bozüyük spor salonunda 22 kilometrelik üçüncü gün güzergâhını tamamladık. Orman bölge müdürümüz Yalçın Akın’ın ziyaretiyle edindiğimiz bilgiler yorgunluğumuzun izlerini sildi.
 
4. gün
Bozüyük’ten Söğüt istikametine çoğu kısmı tırmanış şeklinde 22 kilometrelik bir yolculuk başladı. Cuma namazı için birkaç haneden ibaret Günyarık köyünde mola verdik. Kızılsaray köyü sınırlarındaki Karatekin Türbesinde dördüncü kampımızı kurduk.  Karatekin türbesi kitabesi bulunmamakla beraber , tarihi kaynaklarda Ertuğrul gazinin silah arkadaşı olarak zikredilir. Savcı beyin oğlu olduğu, bir pusu sonrası şehit edildiği de bölge halkı tarafından anlatılmaktadır.  
Kızılsaray köyü muhtarı İsmail ÇAKAR bizi ilgiyle karşıladı. Su tankerleri ve kamp ateşimiz için temin ettikleri odun, kamp alanımızın eksiklerini gidermiş oldu. Bölgeye dair hikayeler dinledik. Akşam yemeğinin ardından güvenliği sağlanmış şekilde hazırlanan kamp ateşi tutuşturuldu. Ateşin etrafında çaylarımızı yudumlarken herkesin sırayla etkinlik hakkındaki görüşlerini belirtmesiyle bir değerlendirme yapma imkanı bulduk.  
 
Antalya’dan katılan Ali Uygur, Hayme Ana’nın türbesinden bu etkinlik sayesinde haberdar olduğunu, Bilecik’ten Şemseddin Yıldırım milli birlik ve berberlik duygusuna  büyük katkı sağlayacak bir çalışma olduğunu, Karabük’ten Hasan Ali, Suriye’de Arakan’da mülteci konumuna düşen insanların çektiği sıkıntıları daha iyi anladığını, Tavşanlıdan Cemal Pekcan bir çok yeni arkadaş tanımaya vesile olduğunu, Tavşanlı’dan Cevdet Taşkıngül Peygamber efendimizin hicretini düşündüğünü, İstanbul’dan İbrahim Topal sahip olduklarımızı ve imkanlarımızla ihtiyaçlarımız arasındaki farkı gördüğünü, ve daha bir çok arkadaşlarımız yorumlarıyla gözlemlerini paylaştılar. İstişare gerçekten bereketli bir olay. Neticesinde her şey yerli yerine oturmuş oluyor. Ve ulaştığımız sonuç oldukça başarı ve doğru bir çalışma yaptığımız oldu. Artık bu projenin gençlerimiz başta olmak üzere tüm milletimizle buluşması için gayret edeceğiz.
 
Kamp ateşimizin alevleri yerini kızıl kora bırakınca, Bilecikli dostlarımızın getirdiği mısırları patlatarak sohbetimize devam ettik…
 
5. gün
Karatekin Türbesinden ayrılarak, Söğüt Ertuğrul Gaziye kadar 6 kilometrelik son gün güzergahımızda yola çıktık. İniş yolunda Söğüt uzaktan görününce durup Ertuğrul Gazinin türbesini aradı gözlerimiz. Ve Söğüt’e varan Kayıların heyecanını düşündük. Kayalıkların arasındaki patikadan geçerken keçilerin ve onları korumak güdüsüyle havlayan çoban köpeklerinin yankılanan sesleri göçün ruhuna ne kadar da uyuyordu. Zaman akarken biz miydik yürüyen, yoksa bir göç daha kendini mi tamamlamıştı?
 
Söğüt’e girip hükümet konağı önündeki tören alanının coşkulu kalabalığına karıştık. Türkiye’nin farklı yerlerinden gelmiş binlerce insan Söğütte buluştu. Resmi törenler başladı. Açılış konuşmalarının  ardından yörük dernekleri kültürel kıyafetleri ile yürüyüşler gerçekleştirdiler. Biz de beş günlük yürüyüşün  izleriyle beraber katıldık tören yürüyüşüne. Yolda getirdiğimiz emanetleri Bilecik valisine arz ettikten sonra Ertuğrul Gazi türbesine tüm saygımızı taşıyarak yol aldık. Bizi bekleyen Ertuğrul Gazi değildi sadece; tarihimizdi, kültürümüzdü, medeniyetimizdi. Türbenin bahçesini tekbirlerle geçerek vardık kabrin başına. Kılıçları belinde iki yiğit alpin nöbet tuttuğu türbeyi ziyaret edip dualar ettik tüm ecdadın ruhuna …
 
Ertuğrul Gazi kimdir?
Babası Gündüz Alp, annesi ise Hayme Anadır.  Ertuğrul Gazi’nin, Sungur Tekin, Gündoğdu ve Dündar isimli üç kardeşi bulunmaktadır. Halime Hatunla evliliği sonucu  Osman, Saru Batu (Savcıbey) ve Gündüz isimli üç oğlu olmuştur. Tarihçi Hadidi, Anadolu’ya gaza duygusuyla geldiğini yazmaktadır. Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat tarafından başarıları sebebiyle Ertuğrul Gazi’ye Ankara’nın batısındaki Karacadağ civarı verilmiştir.
Selçuklu ordusunun Bizans’la yaptığı Ermenibendi savaşındaki  desteği sonucunda Ertuğrul Gazi’ye Eskişehir civarı ıkta olarak verildi. 1231’de Karacahisar ‘ı ardından Söğüt’ü ele geçirdi.  Ertuğrul Gazi aşiretiyle beraber Söğüt ve Domaniç arasında yaylak kışlak hayatı yaşadı.  Uç beyliği konumunun riskleri kadar fırsatların da  farkındaydı. Geliştirdiği ilişkileri sayesinde aşiretinin güven içinde yaşamasını sağladı. Bizans hududunda Türk hâkimiyetinin kök salması için gerekli zemini hazırladı. 1281 Vefatından sonra küçük oğlu, Osman Gazi aşiretin beyliğine seçildi.  Ertuğrul Gazi, daha sonra Osman Gaziye kızını verecek olan Ahi Şeyhi Ede Balı’dan büyük yardımlar gördü.
       Türbesinin dışında ve hemen yakınında eşi Halime Hatun ile oğlu Savcı Bey’in mezarları bulunur. Osman Gazi’nin makam mezarı da burada yer alır.
      Ertuğrul Gazi Türbesi, Yunan işgalinde tahrip edilmiş, mezarı parçalanmış ve kurşunlanmıştır. Türbenin duvar ve pencerelerindeki kurşun izlerini bugün dahi görebilmeniz mümkündür.
 
Anadolu’daki bin yıllık tarihimize baktığımızda Haçlı seferlerinden Moğol  saldırılarına, Fetret Devrinden Yunan işgaline, nice zor zamanların üstesinden gelerek bugünlere ulaştığımızı görürüz. Bugün ülkemizin içinden geçtiği sancılı dönemler inanıyoruz ki yerini güzel bir geleceğe bırakacaktır. Bunun için milletçe, herkes üzerine düşen görevi sabırla yerine getirmelidir. Sahip olduğumuz tarihsel birikimimizi iyi incelediğimizde ihtiyaç duyduğumuz reçeteyi de rahatlıkla üretebiliriz.
 
Tavşanlı ve Bursa arama kurtarma ekiplerimizin öncülüğünde onlarca toplantı neticesinde gerçekleşen “Diriliş Yolu Yürüyüşü” inanıyoruz ki her geçen sene daha da büyüyerek uluslararası alanda bilinen milli değerlerimizden biri haline gelecektir. Bizler Diriliş Yolu Yürüyüşü ile bu topraklarda Türk-İslam kültürünün kök salmasında önemli bir role sahip ecdadın izini sürmeyi amaçladık. Duamız odur ki, ecdadın izinde yürürken hissettiğimiz manevi güçle, büyük Türkiye’nin inşasında daha da azimle yol alalım…
 
 
Teşekkür
Etkinliğimizin gerçekleşmesindeki katkılarından dolayı Kütahya Valisi sayın Ahmet Hamdi NAYİR’e, Bilecik valisi sayın Tahir BÜYÜKAKIN’a, Söğüt kaymakamı sayın Murat ÖZTÜRK’e, Domaniç kaymakamı sayın Hasan Raşit Taşkın’a, Domaniç Belediye başkanı sayın Sahvet ERTÜRK’e, Tunçbilek Belediye başkanı sayın Agah Aşkın’a,
Bu etkinliğin hayata geçmesinde büyük emeği olan İHH Genel merkez teşkilatı adına sayın Yakup IŞIK ve  sayın Emre YERLİ’ye, Bursa teşkilatı adına Erdal Altıntaş’a, Tavşanlı teşkilatı adına sayın Mümtaz SERDAROĞLU’na, Bilecik teşkilatı adına sayın Şemsettin YILDIRIM’a ve adını anamadığımız büyük emek sahibi tüm destekçilerimize teşekkürü bir borç biliriz.
 
İnşallah Mayıs ayı içinde diriliş yolunda yaylaya çıkışı simgeleyecek olan bisikletle diriliş yolu etkinliğimizin planlamasına başladığımızın müjdesini verelim. Bisiklet etkinliğimiz ve bundan sonraki Diriliş Yolu yürüyüşü etkinliklerimiz tüm halkımıza açık olacaktır.
Selam hepimizin üzerine olsun.
 

 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.