Reklam

ERDOĞAN İLÇE BAŞKANI GİBİ ÇALIŞIYOR

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Kütahya’da Afrin operasyonunu başlattığı gün ben de Tavşanlı’ya geldim.

1101 0

İSMAİL FATİH CEYLAN

İSMAİL FATİH CEYLAN

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Kütahya’da Afrin operasyonunu başlattığı gün ben de Tavşanlı’ya geldim. Kaldığım süre içerisinde memleketteki siyasi gelişmeleri merak ettim. “Tavşanlı Ak Parti teşkilatında mental yorgunluk var mı, çalışmaları ne durumda, halk nasıl değerlendiriyor?” gibi sorulara cevap bulmak amacıyla bazı görüşmelerde bulundum.
Gerçi kısa bir süre içinde Kaymakamlıkta görüştüğüm milletvekilimiz Vural Kavuncu, belediye başkanımız Mustafa Güler ve Ticaret Odası Başkanımız Davut Efe’nin konuşmalarından ilçemiz adına güzel çalışmalar yapıldığından, bazı projelerden haberdar olmuştum.
Hatta o gün Vural Kavuncu ağabeyle ikimiz minik bir Tavşanlı turu yaptık. Önümüze çıkan herkesle konuştu, dertlerini dinledi. Hiçbir bıkkınlık emaresi görmedim. Bankalar caddesinin meydanında kalabalığın daveti üzerine oturduk, etrafımızı saran, sorular soran herkese cevaplar verdi, yapılacak hizmetleri aktardı. Meydandaki kalabalıkla çay içip sohbetten sonra ayağa kalktığımızda da en az bir yarım saat daha ayaküstü gelen geçenle muhabbet edildi, herkesin sorularına cevap verildi.
Vural abinin bu halkla içiçeliği hoşuma gitti. Çoğu insanın sıkılacağı, yorulacağı, bıkacağı herkese vakit ayırıp konuşma tarzı, onda bir vazifeyi yerine getirme, halk günü tertipleme gibiydi ve bundan memnuniyet duyuyordu. O gün belediye binası önünden bankalar caddesine çıkış, oradan da Arifağa camii tarafına geliş sanırım bir buçuk saat filan sürdü. Başka görüşmelerim olduğu için ben oradan ayrıldım ama Vural abi Ay Yıldız’da muhtarlarla görüşecekti, oraya gitti. Sonra da sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla gece gündüz her gün bir yerlerde halkla içiçeydi. Kim olursa olsun herkes onunla rahat konuşabiliyor, sorular sorabiliyordu.
Afrin operasyonun başladığı gün geldiğimde komşularla, dostlarla Tavşanlı’daki siyasi gelişmeleri konuştuk. Benim için en iyi gözlem, halkın sözleri, tavırlarıdır. Partinin, milletvekilinin, belediye başkanının, il/ilçe başkanının durumlarını halkın sözlerinden tespit ederim. Genelde bu tespitler daha sağlıklı ve gerçekçidir.
Son Tavşanlı’ya gelişimde çoğu insandan duyduğum şeylerle siyasi noktada ilginç bilgiler edindim. Belediye’den Tavşanlı halkı genelde memnun görünüyor. Mustafa Güler’in gayretleri, çalışmaları, projeleri başarılı bulunuyor ve rakip siyasiler tarafından bile takdir ediliyor. Zaten her geldiğimde “İyi çalışıyor” sözlerini duyuyorum.
 
TAVŞANLI İÇİN İYİ OLDU DENİLEN BAŞKAN
Son gelişimde en çok duyduğum sözlerden başlıcası, yeniden Ak Parti Tavşanlı İlçe Başkanı seçilen Nejat Tülek hakkındaydı. Kimi tanıdıklarım, komşularım Nejat Tülek’in yeniden seçilmesini memnuniyetle karşılıyordu. Bazıları Ak Partili olmasına rağmen çeşitli nedenlerle hafif kırgınlık duyan kişilerdi.
“Çok güler yüzlü, canayakın, insana saygılı, yanına vardığınızda bir yabancılık çekmiyorsunuz” gibi sözler söyleniyordu hakkında. Bir akşam misafirliğinde bir araya gelen 15-20 kişilik bir toplulukta da “Tavşanlı için çok iyi oldu” sözleri söylendi. Daha sonra birkaç kadından da benzer sözler işittim. “Bazıları gibi kapıyı kapatanlardan, baştan savanlardan değil” diyordu kadının biri. Bir yakını bir meselesi için yanına gitmiş, “Allah razı olsun, daha baştan insanı iyi karşılıyor, derdinizi anlatırken sıkılmıyorsunuz” diye memnuniyetini bildirmiş.
Nejat Tülek’i ismen biliyordum, Akıncılar kulübünde de birkaç kez görmüşlüğüm vardı. Daha önce ilçe başkanlığı yaptığından da haberdardım. Fazla bir diyalogum olmadığı için, kendisini pek tanımıyordum. Ama böyle teveccüh görmesi ilgimi çekmişti.
Birkaç gün sonra liseden bir arkadaşla Murat Gazi Belediye Sosyal Tesisleri’nde uzun yıllar sonra buluştuğumuzda, “Nejat abiyle huzur geri geldi” sözünü söyleyince merak ettim. “Nasıl biri, geldiğimden beri benzer sözler duyuyorum” dediğimde, Akıncılar Kulübünde kalecilik yaptığı günlerden başlayarak anlatmaya başladı. Anlatmakla kalmadı, Nejat Tülek’e telefon açarak benden bahsetti. Sonra ziyaretine gittik.
Dediği gibi gelenleri iyi karşılıyordu güler yüzüyle. Sanki yıllarca görüşüyormuşçasına bir yakınlık hissi uyandırıyordu. Genel Merkez’in yeniden görevlendirmesi boşuna değildi. Akıncılar kulübünü, Akıncılar ruhunu konuştuk en çok. Eski güzel günleri yad ettik. Halkla münasebetlerinin çok iyi olduğu anlaşılıyordu. Bu münasebetleri de suni, yapmacık değil, meslek gereği değil, yapısından kaynaklanan bir doğallıkla yerine getiriyordu. Doğrusu tanımaktan çok memnun oldum.
Memnun oldum çünkü, İl/İlçe Başkanlığı, partinin çalışan kalbi sayılır. İlçe başkanlığı ve teşkilatı sağlam siyasi parti başarılı olabilir. Halkla bütünleşebiliyorsa, sevdiriyorsa, partisine oy kazandırıyor. Halkın dilini konuşan, ruhunu siyasete aktaran organdır İl/İlçe Başkanlıkları. Milletvekili ve Belediye Başkanı adaylarının kim olacağını belirleyendir, demokrasi dediğimiz kavramın da bizzat kendisidir. O yüzden idarecilerle halkın arasında dengeyi sağlayan bir yönetici makamdır.
 
TEŞKİLAT İYİYSE PARTİNİN SIRTI YERE GELMEZ
Son kongreden sonra Tavşanlı’da siyasi anlamda bir hareketlilik, bir birliktelik her zamankinden daha fazla kendini gösteriyor sanki. MSP zamanından beri, Refah, Fazilet, Ak Parti çizgisine oy veren pek çok tanıdığım, sanki ilk defa oy verecekmiş, iktidara şimdi gelecekmiş gibi heyecanlıydı. Ak Parti lideri Erdoğan’ın her seçim döneminde vermeyi başardığı bir duygu bu.
Çünkü kendisi bin bir türlü badireye rağmen gece gündüz çalışıyor ve onca işin arasında taraftarlarını ihmal etmeden motive ediyor. Oysa Türkiye’de siyasi parti liderleri Cumhurbaşkanı olunca, “Gelebileceğim son nokta burası” diyerek seçmenle ilgilenmez, partisini bile kendi haline bırakırdı rahmetli Özal ve Demirel örneğinde olduğu gibi. Erdoğan o bakımdan da çok farklı biri. Cumhurbaşkanı gibi değil de, il başkanı, ilçe başkanı gibi çalışıyor adeta.
Kendim de yakından biliyorum il/ilçe başkanları Erdoğan’ın en çok önemsediği makamlar. “Onlar iyiyse, kaliteliyse partinin sırtı sağlamdır” der. Erdoğan’ın üzerinde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Parti Başkanlığı, milletvekilliği gibi pek çok makam oldu ama en çok kendini hissettiği, sevdiği İl/İlçe Başkanlığı makamı. Bana göre Cumhurbaşkanı, kendini hala İstanbul İl Başkanı gibi görüyor ve bu gözle değerlendiriyor siyaseti. Cumhuriyetin en uzun süreli devlet adamı olmasının ardındaki sır bu. Cumhurbaşkanlığı görevini, ilçe başkanlığı gibi yönetiyor adeta.
Milletvekillerine de, “Kapı kapı dolaşacaksınız, teşkilatınızla bir olacaksınız, çat kapı bir eve girip ekmeğini yiyeceksiniz, derdi olanla dertleneceksiniz” diye sürekli uyarır. Milletvekilinin de, Bakan’ın da parti teşkilat mensubu gibi çalışmasını ister..
Tavşanlı’daki Ak Parti cephesi gördüğüm kadarıyla bu ruhu yakalamış durumda. Milletvekili Vural Kavuncu’nun ve ilçe başkanı Nejat Tülek’in şahıslarında gözlemlediğim gayret, bu ruhu halka yansıtıyor. Tavşanlı Ak Parti İlçe Teşkilatı’nın ve Hanımlar kolunun yaptığı/yapacağı çalışmaları ayrıca yansıtacağım.
Allah gayretlerini daim etsin.
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.