Reklam

VEREN EL İLE ALAN ELİN BULUŞTUĞU YER  

Kütahya’da Meydan Aşevi, yoksulların ve Suriyeli mültecilerin yardımına koşmaya devam ediyor. Meydan Aşevi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanı Nazif Kocaçoban, Aşevi’nde günlük bin 500 kişiye sıcak yemek verildiğini belirterek, “Burası alanlar ile verenlerin buluştuğu yer.” dedi.

672 0
VEREN EL İLE ALAN ELİN BULUŞTUĞU YER  

Kütahya’da Meydan Aşevi, yoksulların ve Suriyeli mültecilerin yardımına koşmaya devam ediyor. Meydan Aşevi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanı Nazif Kocaçoban, Aşevi’nde günlük bin 500 kişiye sıcak yemek verildiğini belirterek, “Burası alanlar ile verenlerin buluştuğu yer.” dedi.
Meydan Aşevi, Kütahyalı vatandaşların desteğiyle yoksullara ve yurt dışından Türkiye’ye gelen mültecilere gıda yardımı yapmayı sürdürüyor. Meydan Aşevi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Aşevi’nde, günlük bin 500 kişiye sıcak yemek veriliyor.

“YARDIMSEVERLER İLE MUHTAÇLAR ARASINDA KÖPRÜ”
Çalışmalar hakkında bilgiler veren Meydan Aşevi Derneği ve Meydan Aşevi Vakfı Kurucu Başkanı Nazif Kocaçoban,
Aşevi’nin yıl boyunca tam kapasite olarak çalıştığını ve muhtaç kişilere yardım edildiğini söyledi.
Ramazan dolayısıyla da verilen hizmetlerin artırıldığını ifade eden Kocaçoban, “Bu yıl itibariyle Ramazan öncesi bin 300 kişiye yemek, bin 200 kişiye de ekmek yardımı yapılıyordu. Fakat Ramazan ayı sebebiyle kapasiteyi yükselterek, bin 500 kişiye yemek, bin 500 kişiye de ekmek yardımında bulunuyoruz. Bu giderleri tamamını Kütahyalı hayırsever vatandaşlarımız karşılıyor. Yapılan yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Biz sadece verenler ile alanlar arasında bir köprü oluşturuyoruz. Kanunlar çerçevesinde, şeffaf bir şekilde bu hizmeti yürütmeye gayret gösteriyoruz.” dedi.

“TAM KAPASİTE ÇALIŞMAMIZA RAĞMEN SIKINTI ÇEKİYORUZ”
Gerek fakir tespitinde gerekse yardım edilme sürecinde, vakfın kendi denetim kurulu ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile istişare ederek, kişilerin gelir durumları hakkında çalışmalar yaptıklarını belirten Kocaçoban, “30 personelimizle şuanda hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Bunların bir kısmı gönüllü, diğer bir kısmı ise cüzi bir miktarda ücret alarak çalışıyor. Yurt dışından gelen kardeşlerimizle ihtiyaçlarımız biraz arttı. Bunların ihtiyaçlarını karşılamakta, kapasite problemimiz olduğu için zorlanıyoruz. Üretim yapmış olduğumuz yer tam kapasite çalışmasına rağmen sıkıntı çekiyoruz. Eğer bin 500 kişiden daha fazla kapasitemiz olsaydı, bu zorluğu çekmeyecektik. Hiç kimse sırada beklemek durumda kalmayacaktı. Şuanda yerli vatandaşlarımızı hiç beklemeden ihtiyaçlarını karşılaşsak ta, yurt dışından gelen kardeşlerimizin çocuk sayıları fazla olduğu için mağduriyetlerine göre sıralama yapıyoruz. Bazı aileler sadece baba ile çocuk ve ya anne ile çocuk olarak geliyorlar. Müzmin hastalığı, sakatlığı ve ya çalışamayacak durumda olanlara yemek ve ekmek almada öncelik veriyoruz.” diye konuştu.

“ALAN EL İLE VEREN ELİN BULUŞTUĞU BİR YER”
Meydan Aşevinin 2016 yılı Ağustos ayı itibariyle vakıf statüsü kazandığını söyleyen Kocaçoban, Vakfın ekmek dağıtımını üstlendiğine dikkat çekti.
Vakfın gelecek yıllarda hem ekmek hem de yemek dağıtımını üstlenerek, daha geniş bir kitleye hitap edeceğini belirten Kocaçoban, “Vakfımıza da hayırseverlerimizin katkılarını bekliyoruz. Burası alanlar ile verenlerin buluştuğu bir yer. Herhangi bir ticari geliri ve ya kuruluşu yok. Kütahya’ya ait bir vakıftır. Bütün Kütahyalı hemşerilerimizin katkısı var. Yardımlarından dolayı kendilerine minnettarız. Bugüne kadar yaptıkları gibi, bundan sonra yapacakları yardımlara devam etmeli istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“AŞEVİ KÜLTÜRÜ ECDADIMIZIN BİZE MİRASI”
Kütahyalı vatandaşlarda birde istekte bulunan Kocaçoban, “İhtiyaç sahiplerinin bildirilmesi konusunda da kamuoyundan beklentilerimiz var. Belediye, Sosyal Yardımlaşma Vakfı ve diğer yardım amaçlı kurulmuş derneklerle birlikte çalışıyoruz. Herhangi bir hatanın olmaması için sürekli istişare halindeyiz. Çalışmalar ecdadımızdan bize miras bir kültür. Aşevi çok farklı bir olay. Bunu Peygamber Efendimiz, Suffe Döneminde başlatmış. Ama Türk toplulukları devlet olduktan sonra, aşevi kavramını kurumsallaştırmıştır. Özellikle Büyük Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde tamamen kurumsallaşan imarethaneler ve vakıflar şeklinde günümüze kadar devam etmiştir. Biz Peygamber ve ata geleneğimizi devam ettirmeye gayret ediyoruz.” dedi.
 
 
 


Kaynak: Özel Haber
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.